Tahliye Taahhütnamesi Nedir? Geçerli Olması İçin Şartlar

Giriş

Kira ilişkilerinde, özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracı ve kiraya veren arasındaki hukuki ilişkinin sona erdirilmesi çeşitli yollarla gerçekleşebilmektedir. Bu yollardan biri olan tahliye taahhütnamesi, uygulamada sıklıkla başvurulan ve Türk Borçlar Kanunu‘nda özel olarak düzenlenen bir tahliye sebebidir. Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralanandan belirli bir tarihte çıkacağını yazılı olarak taahhüt etmesi ve bu taahhüdüne uymaması halinde kiraya verenin tahliye davası açabilmesine imkan tanıyan hukuki bir belgedir.

Son yıllarda, özellikle enflasyon karşısında kira artış oranlarının sınırlandırılması nedeniyle, kiraya verenlerin kiracılarını tahliye ettirme yollarından biri olarak tahliye taahhütnamesi önem kazanmıştır. Bu yazımızda, tahliye taahhütnamesinin tanımı, hukuki dayanağı, geçerlilik şartları ve uygulamada karşılaşılan sorunlar detaylı olarak incelenecektir.

Tahliye Taahhütnamesinin Tanımı ve Hukuki Dayanağı

Tahliye Taahhütnamesinin Tanımı

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği bir belgedir. Bu belge, kiracının kendi iradesiyle, kiraladığı taşınmazı belirli bir tarihte terk edeceğini taahhüt ettiği ve bu taahhüdüne uymaması halinde kiraya verenin yasal yollara başvurarak tahliyeyi sağlayabileceği bir hukuki işlemdir.

Tahliye taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümleri arasında düzenlenmiş olup, kiraya verene, kanunda sınırlı olarak sayılı sebeplere dayanmak zorunda kalmaksızın kira ilişkisini sona erdirebilme imkanı sağlamaktadır. Bu yönüyle tahliye taahhütnamesi, kiracıyı koruyan hükümlerin uygulama alanını daraltan ve kiraya verene kira ilişkisini sonlandırma konusunda önemli bir avantaj sağlayan bir kurumdur.

Tahliye Taahhütnamesinin Hukuki Dayanağı

Tahliye taahhütnamesinin yasal dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin 1. fıkrasıdır. Bu madde hükmü şu şekildedir:

“Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.”

Bu hüküm, kiracının tahliye taahhüdünde bulunması ve bu taahhüdüne uymaması halinde, kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirme hakkını düzenlemektedir. Kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatmak veya dava açmak suretiyle kira sözleşmesini sona erdirebilir.

Tahliye taahhütnamesinin hukuki niteliği konusunda doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüşe göre tahliye taahhütnamesi, kiracının tek taraflı irade beyanıyla oluşan bir hukuki işlemdir. Diğer bir görüşe göre ise, tahliye taahhütnamesi, kira sözleşmesinin sona erme tarihini belirleyen bir anlaşmadır. Yargıtay uygulamasında ise tahliye taahhütnamesi, kiracının tek taraflı irade beyanı olarak kabul edilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin 1. fıkrası, eski Borçlar Kanunu döneminde Yargıtay kararlarıyla şekillenen tahliye taahhüdü uygulamasını yasal bir zemine oturtmuştur. Bu düzenleme ile kiracının tahliye taahhüdünün geçerliliği ve sonuçları açıkça belirlenmiştir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracıyı koruyucu hükümler nedeniyle kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirme imkanı oldukça sınırlıdır. Tahliye taahhütnamesi, bu sınırlamaları aşmanın bir yolu olarak uygulamada sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Ancak, tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için belirli şartların varlığı gerekmektedir.

Tahliye taahhütnamesi, sadece konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından düzenlenebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesi uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır. Ancak, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında bu hükümler uygulanmaz.

Tahliye taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi halinde, bu taahhüdüne uymaması durumunda kiraya verene kira sözleşmesini sona erdirme hakkı vermektedir. Bu hak, kiracının taahhüt ettiği tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir ve sürenin geçirilmesi halinde, kiraya veren tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye davası açma hakkını kaybeder.

Tahliye taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıyı koruyan hükümlerinin bir istisnasını oluşturmaktadır. Normal şartlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, kira sözleşmesinin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Ancak, tahliye taahhütnamesi ile kiracı, kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı taahhüt etmekte ve bu taahhüdüne uymaması halinde, kiraya veren kira sözleşmesini sona erdirebilmektedir.

Tahliye taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş olup, bu madde hükmü emredici nitelikte değildir. Bu nedenle, taraflar, tahliye taahhütnamesinin şartlarını ve sonuçlarını, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, serbestçe belirleyebilirler.

Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi ve hukuki sonuç doğurabilmesi için belirli şartların varlığı gerekmektedir. Bu şartlar, hem Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerinden hem de Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından kaynaklanmaktadır. Tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartları şu şekilde sıralanabilir:

1. Tahliye Taahhüdünün Yazılı Olması

Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesi açıkça tahliye taahhüdünün yazılı olması gerektiğini öngörmektedir. Bu, kanunun aradığı bir geçerlilik şartıdır. Sözlü olarak verilen tahliye taahhütleri hukuken geçerli değildir ve buna dayanarak kiracının tahliyesi talep edilemez.

Kanun koyucu, tahliye taahhüdü için sadece yazılı şekil şartını aramıştır. Bu durumda, tahliye taahhütnamesinin adi yazılı şekilde düzenlenmesi yeterlidir. Yani, taahhütnamede kiracının imzasının el yazısıyla olması gerekli ve yeterlidir. Kiraya verenin imzasına gerek bulunmamaktadır. Tahliye taahhütnamesi metninin bilgisayar çıktısı olması da mümkündür; önemli olan kiracının imzasının bulunmasıdır.

Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, tahliye taahhüdünün yazılı olması şartı, ispat şartı değil, geçerlilik şartıdır. Bu nedenle, yazılı olmayan bir tahliye taahhüdü, tanık beyanı veya başka delillerle ispatlanmaya çalışılsa bile hukuken geçerli kabul edilmez.

Her ne kadar adi yazılı şekil yeterli olsa da, ispat kolaylığı sağlanması bakımından tahliye taahhüdünün noter tarafından düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması da tercih edilebilir. Bu durumda, kiracı tahliye taahhütnamesinde yer alan imzasını inkar edemeyecektir.

2. Tahliye Tarihinin Belirtilmiş Olması

Tahliye taahhütnamesinde, kiracının kiralananı hangi tarihte boşaltacağının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesi açıkça “kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı” ifadesine yer vermiştir. Bu nedenle, tahliye tarihinin belirli veya belirlenebilir olması şarttır.

Tahliye taahhütnamesinde düzenleme tarihinin bulunması zorunlu değildir, ancak tahliye tarihinin mutlaka belirtilmesi gerekir. Örneğin, “01.06.2025 tarihinde” veya “sözleşme tarihinden 12 ay sonra” ya da “2025 yılı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında” gibi ifadelerle tahliye tarihinin belirtilmesi yeterlidir. Önemli olan, tahliye tarihinin belirli veya belirlenebilir olmasıdır.

Yargıtay kararlarında, tahliye tarihinin açıkça belirtilmediği tahliye taahhütnamelerinin geçersiz olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, “Tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi belli (açık) bir şekilde yer almadığından Türk Borçlar Kanununun 352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından söz edilemez” denilmiştir.

Tahliye tarihinin bizzat kiracı tarafından el yazısı ile yazılmasına gerek bulunmamaktadır. Tahliye tarihinin kiraya veren tarafından daha önceden yazılmış olması, tahliye taahhütnamesinin geçerliliğini etkilemez. Önemli olan, kiracının bu tarihi kabul ederek taahhütnameyi imzalamış olmasıdır.

3. Tahliye Taahhütnamesinin Kiralananın Tesliminden Sonra Düzenlenmiş Olması

Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesi uyarınca, tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için, kiralananın kiracıya teslim edilmesinden sonra düzenlenmiş olması gerekmektedir. Kanun, açıkça “kiralananın teslim edilmesinden sonra” ifadesine yer vermiştir.

Bu şart, kiracının korunması amacıyla getirilmiştir. Kira sözleşmesi yapılmadan önce veya kira sözleşmesiyle aynı anda düzenlenen tahliye taahhütnameleri geçersizdir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenen tahliye taahhütnameleri de geçersiz kabul edilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.09.2021 tarih ve E. 2017/975, K. 2021/1108 sayılı kararında belirtildiği üzere, “Kira sözleşmesinin yapılmasından önceki tahliye taahhütleri ile kira sözleşmesi ile aynı tarihte imzalanmış tahliye taahhütleri geçersizdir.”

Bu şartın amacı, kiracının kira sözleşmesi yapabilmek için mecburen tahliye taahhüdü vermek zorunda bırakılmasını önlemektir. Kiracı, ancak kiralananı teslim aldıktan sonra, kendi özgür iradesiyle tahliye taahhüdünde bulunabilir.

4. Tahliye Taahhütnamesinin Kiracı veya Yetkili Temsilcisi Tarafından Verilmiş Olması

Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için, bizzat kiracı veya onun yetkili temsilcisi tarafından verilmiş olması gerekmektedir. Kiracı dışında bir başka kişi, eşi, çocukları, ana ve babası gibi yakınları tarafından verilen tahliye taahhütleri, temsil yetkisi olmadığı sürece geçersizdir.

Kiracının temsilcisi tarafından verilen tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için, temsilcinin bu konuda özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. Genel bir temsil yetkisi, tahliye taahhüdü verme yetkisini içermez. Temsilcinin, tahliye taahhüdü verme konusunda açıkça yetkilendirilmiş olması şarttır.

Yargıtay kararlarında, kiracının eşi veya diğer aile üyeleri tarafından verilen tahliye taahhütlerinin, bu kişilerin temsil yetkisi olmadığı sürece geçersiz olduğu kabul edilmektedir. Ancak, kiracının bu taahhüdü sonradan açıkça veya örtülü olarak onaylaması halinde, taahhüt geçerlilik kazanabilir.

5. Tahliye Taahhütnamesinin Özgür İrade ile Verilmiş Olması

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için, kiracının serbest ve özgür iradesiyle verilmiş olması gerekmektedir. Bu şart, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinden doğan bir gerekliliktir.

Borçlar hukukunun temel ilkelerinden biri olan irade özgürlüğü ilkesi uyarınca, hukuki işlemlerin geçerli olabilmesi için, tarafların iradelerinin serbest ve sağlıklı bir şekilde oluşmuş olması gerekmektedir. Bu nedenle, hata, hile, tehdit gibi irade sakatlığı halleri veya aşırı yararlanma durumunda, tahliye taahhütnamesi geçersiz hale gelebilir.

Yargıtay kararlarında, kiracının özgür iradesi dışında, baskı, tehdit veya zorlama altında verdiği tahliye taahhütnamelerinin geçersiz olduğu kabul edilmektedir. Kiracı, tahliye taahhütnamesini verirken, bu taahhüdün sonuçlarını anlayabilecek durumda olmalı ve kendi özgür iradesiyle hareket etmelidir.

6. Tahliye Taahhütnamesinin İçeriğinde Bulunması Gereken Unsurlar

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için, içeriğinde belirli unsurların bulunması gerekmektedir. Bu unsurlar şunlardır:

  1. Kiracının ve Kiraya Verenin Kimlik Bilgileri: Tahliye taahhütnamesinde, kiracının ve kiraya verenin ad, soyad ve adres bilgileri açıkça belirtilmelidir.
  2. Kiralananın Açık Adresi: Tahliye taahhütnamesinde, tahliye edilecek konut veya çatılı işyerinin açık adresi belirtilmelidir.
  3. Tahliye Tarihi: Tahliye taahhütnamesinde, kiracının kiralananı hangi tarihte boşaltacağı açıkça belirtilmelidir.
  4. Kiracının İmzası: Tahliye taahhütnamesinde, kiracının veya yetkili temsilcisinin imzası bulunmalıdır.

Bu unsurların yanı sıra, tahliye taahhütnamesinde, kira sözleşmesinin tarihi, süresi, kira bedeli gibi bilgilerin de yer alması, taahhütnamenin geçerliliği açısından faydalı olabilir. Ancak, bu bilgilerin eksikliği, tahliye taahhütnamesinin geçersizliğine yol açmaz.

Tahliye Taahhütnamesinin Hukuki Sonuçları

Geçerli bir tahliye taahhütnamesi, kiracının taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmaması halinde, kiraya verene kira sözleşmesini sona erdirme hakkı verir. Kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatmak veya dava açmak suretiyle kira sözleşmesini sona erdirebilir.

Bu bir aylık süre, hak düşürücü süre niteliğindedir ve sürenin geçirilmesi halinde, kiraya veren tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye davası açma hakkını kaybeder. Ancak, kiraya veren, diğer tahliye sebeplerinden birine dayanarak tahliye davası açma hakkını kullanabilir.

Tahliye taahhütnamesine dayanarak açılan tahliye davalarında, kiracı, taahhütnamenin geçersiz olduğunu iddia edebilir. Bu durumda, mahkeme, tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığını inceleyecektir.

Yargıtay kararlarında, tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını taşımaması halinde, tahliye davasının reddedileceği kabul edilmektedir. Ancak, tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğunun tespit edilmesi halinde, kiracının tahliyesine karar verilecektir.

Tahliye Taahhütnamesinin İptali ve Geçersizlik Halleri

Tahliye taahhütnamesi, aşağıdaki hallerde geçersiz kabul edilir veya iptal edilebilir:

  1. Yazılı Şekil Şartına Uyulmaması: Tahliye taahhüdünün yazılı olmaması halinde, taahhüt geçersizdir.
  2. Tahliye Tarihinin Belirtilmemesi: Tahliye taahhütnamesinde, tahliye tarihinin belirtilmemesi veya belirsiz olması halinde, taahhüt geçersizdir.
  3. Kiralananın Tesliminden Önce Düzenlenmesi: Tahliye taahhütnamesinin, kiralananın kiracıya teslim edilmesinden önce veya kira sözleşmesiyle aynı anda düzenlenmesi halinde, taahhüt geçersizdir.
  4. Yetkisiz Kişi Tarafından Verilmesi: Tahliye taahhüdünün, kiracı veya onun yetkili temsilcisi dışında bir kişi tarafından verilmesi halinde, taahhüt geçersizdir.
  5. İrade Sakatlığı: Tahliye taahhütnamesinin, hata, hile, tehdit gibi irade sakatlığı halleri veya aşırı yararlanma durumunda verilmesi halinde, taahhüt iptal edilebilir.
  6. Kanuna, Ahlaka ve Adaba Aykırılık: Tahliye taahhütnamesinin, kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olması halinde, taahhüt geçersizdir.

Tahliye taahhütnamesinin geçersizliği veya iptali, kiracı tarafından ileri sürülmelidir. Mahkeme, tahliye taahhütnamesinin geçersizliğini veya iptalini re’sen (kendiliğinden) dikkate alamaz.

Örnek Olaylar ve Yargıtay Kararları

Örnek Olay 1: Kira Sözleşmesi ile Aynı Tarihte Düzenlenen Tahliye Taahhütnamesi

Bir kiracı, kira sözleşmesi imzaladığı gün, kiraya verenin talebi üzerine bir tahliye taahhütnamesi de imzalamıştır. Kira süresi sona erdiğinde, kiraya veren, bu taahhütnameye dayanarak tahliye davası açmıştır. Mahkeme, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlendiğini tespit ederek, taahhütnamenin geçersiz olduğuna ve davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı onamıştır.

Bu örnek olay, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesinden sonra düzenlenmesi gerektiği ilkesini göstermektedir.

Örnek Olay 2: Tahliye Tarihinin Belirsiz Olduğu Tahliye Taahhütnamesi

Bir kiracı, “uygun bir zamanda” kiralananı boşaltacağına dair bir tahliye taahhütnamesi imzalamıştır. Kiraya veren, bu taahhütnameye dayanarak tahliye davası açmıştır. Mahkeme, tahliye tarihinin belirsiz olduğunu tespit ederek, taahhütnamenin geçersiz olduğuna ve davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı onamıştır.

Bu örnek olay, tahliye taahhütnamesinde tahliye tarihinin belirli veya belirlenebilir olması gerektiği ilkesini göstermektedir.

Örnek Olay 3: Aile Konutu Olarak Kullanılan Taşınmazda Tahliye Taahhütnamesi

Evli bir kiracı, eşinin bilgisi ve imzası olmadan, kiralanan konutu boşaltacağına dair bir tahliye taahhütnamesi imzalamıştır. Kiraya veren, bu taahhütnameye dayanarak tahliye davası açmıştır. Kiracının eşi, konutun aile konutu olduğunu ve tahliye taahhütnamesinin kendisinin imzası olmadan geçerli olmayacağını ileri sürmüştür. Mahkeme, konutun aile konutu olduğunu ve tahliye taahhütnamesinin her iki eş tarafından imzalanması gerektiğini tespit ederek, taahhütnamenin geçersiz olduğuna ve davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı onamıştır.

Bu örnek olay, aile konutu olarak kullanılan taşınmazlarda tahliye taahhütnamesinin her iki eş tarafından imzalanması gerektiği ilkesini göstermektedir.

Tahliye Taahhütnamesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Kiracılar İçin Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  1. Kira Sözleşmesi ile Aynı Anda Tahliye Taahhütnamesi İmzalamaktan Kaçının: Kira sözleşmesi imzalanırken tahliye taahhütnamesi imzalamaya zorlanıyorsanız, bu taahhütnamenin geçersiz olduğunu bilin.
  2. Tahliye Tarihinin Açıkça Belirtildiğinden Emin Olun: Tahliye taahhütnamesi imzalarken, tahliye tarihinin açıkça belirtildiğinden emin olun. Boş bırakılan tarihlerin daha sonra doldurulması durumunda, bunun kendi iradeniz dışında gerçekleştiğini ispat etme yükümlülüğü size aittir.
  3. Aile Konutu Olarak Kullanılan Taşınmazlarda Dikkatli Olun: Kiralanan konut aile konutu olarak kullanılacaksa, tahliye taahhütnamesinin her iki eş tarafından imzalanması gerektiğini unutmayın.
  4. Tahliye Taahhütnamesinin Bir Kopyasını Saklayın: Tahliye taahhütnamesinin bir kopyasını mutlaka saklayın. Bu, ileride çıkabilecek anlaşmazlıklarda önemli bir delil olabilir.

Kiraya Verenler İçin Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  1. Tahliye Taahhütnamesini Kira Sözleşmesinden Sonra Alın: Geçerli bir tahliye taahhütnamesi elde etmek için, kira sözleşmesinin imzalanmasından ve kiralananın tesliminden makul bir süre sonra tahliye taahhütnamesi alın.
  2. Tahliye Tarihinin Açıkça Belirtilmesini Sağlayın: Tahliye taahhütnamesinde, tahliye tarihinin açıkça belirtilmesini sağlayın. Boş bırakılan tarihlerin daha sonra doldurulması, hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
  3. Aile Konutu Olarak Kullanılan Taşınmazlarda Her İki Eşin İmzasını Alın: Kiralanan konut aile konutu olarak kullanılacaksa, tahliye taahhütnamesinin her iki eş tarafından imzalanmasını sağlayın.
  4. Tahliye Taahhütnamesinin Aslını Saklayın: Tahliye taahhütnamesinin aslını mutlaka saklayın ve tahliye davası açarken bu aslı mahkemeye sunun.

Sonuç

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı taahhüt ettiği ve bu taahhüdüne uymaması halinde kiraya verenin tahliye davası açabildiği önemli bir hukuki belgedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen bu kurum, kiraya verene, kanunda sınırlı olarak sayılı sebeplere dayanmak zorunda kalmaksızın kira ilişkisini sona erdirebilme imkanı sağlamaktadır.

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için belirli şartların varlığı gerekmektedir. Bu şartlar, tahliye taahhüdünün yazılı olması, tahliye tarihinin belirtilmiş olması, tahliye taahhütnamesinin kiralananın tesliminden sonra düzenlenmiş olması, tahliye taahhütnamesinin kiracı veya yetkili temsilcisi tarafından verilmiş olması ve tahliye taahhütnamesinin özgür irade ile verilmiş olmasıdır.

Uygulamada, tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarına uyulmaması nedeniyle çeşitli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunların başında, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile aynı anda düzenlenmesi, tahliye tarihinin boş bırakılması veya belirsiz olması, aile konutu olarak kullanılan taşınmazlarda her iki eşin imzasının alınmaması gelmektedir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu içtihatlar, uygulamada ortaya çıkan sorunların çözümünde önemli bir rehber niteliğindedir.

Sonuç olarak, tahliye taahhütnamesi düzenlenirken, geçerlilik şartlarına dikkat edilmesi, hem kiracıların hem de kiraya verenlerin hak kaybına uğramaması açısından büyük önem taşımaktadır. Tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarına uygun olarak düzenlenmesi, ileride çıkabilecek anlaşmazlıkların önlenmesine katkı sağlayacaktır.

5/5 - 8 yıldız

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir